Başvuru No: 2020/29326
Terör örgütü üyeliği yargılamasında adil yargılanma hakkı
Başvuru, -temel olarak- başvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ceza davasında adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
"Mahkumiyete bağlı tutma"
54 sonuçBaşvuru, -temel olarak- başvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ceza davasında adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ceza davasında adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluk süresinin makul olmaması, kanunda öngörülen azami tutukluluk süresinin aşılması, tutukluluk ve itiraz incelemelerinin duruşmasız olarak gerçekleştirilmesi, savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi, tutukluluk incelenmesine ilişkin kararların gerekçelerinin ilgili ve yeterli olmaması, tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karara yapılan itiraz incelemesinin etkin bir şekilde yapılmaması, tutukluluk konusunda ayrımcılık yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvurucu, hakkında yürütülen ceza yargılaması nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102. maddesinde öngörülen azami tutukluluk süresini doldurmasına rağmen tahliye edilmediğini ileri sürerek Anayasa’nın 19. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından tek taraflı deklarasyon sebebiyle başvurunun kayıttan düşürülmesi kararı verilmesi sonrası yargılamanın yenilenmesine karar verilmesine rağmen infazın durdurulmamasının hukuki olmaması ve tutukluluğunun makul süreyi aşacak şekilde devam ettirilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvurucu, hakkında yürütülen ceza davası kapsamında tutuklu kaldığı sürenin kanunun öngördüğü azami sınırı aştığını ve gerekçesiz bir şekilde hürriyetten yoksun kaldığını belirterek anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvuru, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının gereğine aykırı olarak hapis cezasının infazına devam edilmesi ve tutukluluk süresinin makul olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun yurt dışına çıkamama adli kontrol tedbirine uymaması üzerine tutuklanması ve tutukluluğun gözden geçirilmesi taleplerinin incelenmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvurucu, kanunda öngörülen azami süreyi aşacak şekilde ve somut olgular gösterilmeden tutukluluğun devamına karar verildiğini ileri sürerek Anayasa’nın 19. ve 38. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Başvuru, yabancı bir ülke tarafından mahkûmiyetine hükmedilen başvurucunun Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesi gereğince nakledildiği Türkiye'de atılı suç yönünden hüküm giydiği ceza miktarından daha uzun süre ceza infazına maruz kaldığı gerekçesiyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, gözaltı tedbirinin hukuki olmaması ve Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının gereğinin yerine getirilmeyerek hapis cezasının infazına devam edilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvurucu, 17/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102. maddesinin (2) numaralı fıkrasında ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren işlerle ilgili olarak öngörülen azami beş yıllık tutukluluk süresini doldurmasına rağmen tahliye edilmediğini ileri sürerek Anayasa’nın 13. ve 19. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Başvurucu, yeniden yargılama esnasındaki tutukluluğunun haksız olduğunu ve tutukluluğunun uzun sürdüğünü, Mahkeme tarafından kendisinden “sanık” değil “hükümlü” olarak bahsedildiğini, yeniden yargılamanın eskisinin devamı niteliğinde olduğunu belirterek, özgürlük ve güvenlik ile adil yargılanma haklarının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu varlığını iddia ettiği ihlallere dayanarak, tahliyesine ve 30. 000, 00 TL maddi ve 50. 000, 00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Başvurucu, yetkisiz mahkemece, talep ettiği hususlar araştırılmadan karar verildiğini ve tutukluluk süresinin makul süreyi aştığını bu nedenle adil yargılanma ile kişi özgürlüğü ve güvenliği haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarını işlediği iddiasıyla yargılandığı davada, soruşturma aşamasında müdafiin dosyayı inceleme yetkisi kısıtlandığı için etkin savunma yapamadığını, uzun süredir tutuklu olduğunu, tutukluluğunun makul olmayan bir süredir devam ettiğini ve Kanun’da öngörülen azami süreyi aştığını, yargılamanın halen devam ettiğini ve makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, Anayasa’nın 19. ve 36. maddelerinde yer alan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, koşullu salıvermenin geri alınması nedeniyle özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
"Mahkumiyete bağlı tutma"
Henüz yüklenmediMevcut planınızdaki analiz hakkınız doldu.