Miras Malında Paylı Mülkiyete Geçmek Aynen Taksim'e Engel Mi? (Yargıtay Kararları Işığında)
MİRAS KALAN TAŞINMAZLARDA PAYLI MÜLKİYETE GEÇİLMESİNİN AYNEN TAKSİM YOLUYLA PAYLAŞIMA ETKİSİ
I. GENEL OLARAK MİRAS ORTAKLIĞINDA MÜLKİYET TÜRLERİ VE PAYLAŞIM ESASLARI
Mirasın açılmasıyla birlikte mirasçılar, tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti (iştirak halinde mülkiyet) hakkına sahip olurlar 1. Bu mülkiyet türünde, mirasçılar terekeye dahil mallar üzerinde tek başlarına tasarrufta bulunamazlar. Miras ortaklığının sona erdirilmesi ve ferdi mülkiyete geçişin temel yollarından biri miras taksim sözleşmesidir.
Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 676. maddesi uyarınca, terekeye dahil taşınmazlara ilişkin bir miras taksim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için tüm mirasçıların katılımıyla yazılı şekilde yapılması yeterlidir [Yargıtay 8. HD., E. 2015/2480, K. 2017/7143; Yargıtay 7. HD., E. 2021/8582, K. 2023/953]. Bu, bir geçerlilik şartıdır ve sözleşmenin yazılı olmaması halinde hukuki bir sonuç doğurmaz [Yargıtay 1. HD., E. 2008/1306, K. 2008/4121 (Karşı Oy); Yargıtay 8. HD., E. 2013/13529, K. 2014/7792]. Miras taksimine dayalı tapu iptali ve tescil davaları, taşınmazın aynına ilişkin olduğundan herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değildir 6.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (E. 2016/10644, K. 2020/52) bu hususu şöyle ifade etmiştir:
“Dava, taraflar arasında yapılmış “taksim ve kullanma sözleşmesine” dayanılarak açılmış tapu iptali tescil davasıdır. Miras taksimine dayalı tapu iptali tescil davaları taşınmazın aynına ilişkin olup herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığından, Mahkemece, anılan sözleşme ile iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak delillere göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.”
Buna karşılık, mirasçılar arasındaki ilişki elbirliği mülkiyetinden paylı mülkiyete dönüştürüldüğünde, taşınmazlar tereke malı olmaktan çıkar ve paydaşlar arasındaki ilişki artık miras ilişkisi değil, mal ortaklığı ilişkisi olur 5. Bu aşamadan sonra pay devri veya taksim, TMK m. 706 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 237 uyarınca tapu sicil memuru önünde resmi şekilde yapılması zorunlu olan bir temlik işlemi niteliği kazanır [Yargıtay 8. HD., E. 2014/27384, K. 2015/178; Yargıtay 8. HD., E. 2015/2480, K. 2017/7143].
II. PAYLI MÜLKİYETE GEÇİŞİN (İNTİKALİN) HUKUKİ NİTELİĞİ VE SONUÇLARI
Mirasçıların tamamının iradi olarak tapuda intikal işlemi yaparak elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete çevirmeleri, önemli hukuki sonuçlar doğuran bir işlemdir. Bu işlem, mirasçıların ortaklığın bu şekilde devamına yönelik iradelerini ortaya koyar.
A. Paylı Mülkiyete Geçişin Önceden Yapılmış Miras Taksim Sözleşmesine Etkisi
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, tüm mirasçıların rızası ile tapuda gerçekleştirilen intikal işlemi, tarafların daha önce yapmış olabilecekleri yazılı taksim sözleşmesindeki iradelerinden döndükleri anlamına gelir ve bu sözleşmeyi geçersiz kılar [Yargıtay 8. HD., E. 2014/27384, K. 2015/178; Yargıtay 14. HD., E. 2014/8699, K. 2014/13026]. Benzer şekilde, geçerli bir taksim sözleşmesi yapıldıktan sonra kadastro tespiti ile taşınmazların paylı olarak mirasçılar adına tescil edilmesi ve bu tespitin kesinleşmesi durumunda da önceki taksim sözleşmesinin hayata geçirilmediği ve bozulduğu kabul edilir 9.
Ancak bu kuralın istisnaları mevcuttur. Eğer mirasçılar, noterde resmi şekilde ve tüm mirasçıların katılımıyla bir taksim sözleşmesi yapmışlarsa, bu sözleşme geçerliliğini korur ve sonrasında yapılan intikal işlemi bu sözleşmeden dönüldüğü anlamına gelmez 10. Yine, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda, harici taksim kural olarak geçersiz olsa da, taksimin gereği yerine getirilerek tapuda intikaller gerçekleştirilmişse, sonradan taksimin geçersizliğinin ileri sürülmesi TMK m. 2 anlamında hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilebilir 11.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (E. 2023/5535, K. 2024/381) konuya ilişkin bozma kararında şu ifadelere yer vermiştir:
“...her ne kadar yukarıda belirtildiği gibi paylı mülkiyette harici taksim geçersiz ise de taksim gereği yapılarak, intikaller gerçekleştirilmiş ise artık taksimin geçersizliğini ileri sürülmesinin Yargıtay ve Daire uygulamamıza göre, TMK'nin 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ... intikallerin taksim doğrultusunda gerçekleştirildiğinin anlaşılması durumunda paylı mülkiyete tabi taşınmazın muristen intikal eden 1/2 payının paylı mülkiyet esasına tabi olduğu ileri sürülerek reddine karar verilemeyeceği, taksim doğrultusunda karar verilmesi gerektiği...”
B. Paylı Mülkiyete Geçildikten Sonra Taksimin Şekli
Miras kalan taşınmazlar tapuda paylı mülkiyete çevrildikten sonra, bu taşınmazlar artık miras bırakanın terekesinden çıkmış sayılır ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olmaz 7. Bu durumda, paydaşlar arasında yapılacak bir taksim, TMK m. 676 kapsamında bir "miras taksim sözleşmesi" olarak kabul edilemez 12. Payların devrini içeren bu tür bir paylaşım, TMK m. 706 uyarınca resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli değildir 2. Dolayısıyla, paylı mülkiyete geçildikten sonra tüm mirasçıların katılımıyla dahi olsa adi yazılı şekilde yapılan bir taksim sözleşmesine hukuki değer atfedilemez [Yargıtay 8. HD., E. 2014/27384, K. 2015/178; Yargıtay 7. HD., E. 2023/4675, K. 2024/119].
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (E. 2014/27384, K. 2015/178) bu durumu şu şekilde açıklamıştır:
“...mirasçılar adına paylı mülkiyet şeklinde tapuya kayıtlı olan taşınmazlara ilişkin taksim sözleşmesinde, paylı mülkiyete geçilmekle taşınmazlar miras bırakanların terekesinden çıktığından ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olmadığından, payın temliki resmi şekilde yapılması (TMK.m.706, 6098S. TBK.m 237) gerekeceğinden, tüm mirasçıların katılımıyla da yapılsa bu sözleşmeye değer verilemez.”
III. PAYLI MÜLKİYETE TABİ TAŞINMAZLARDA AYNEN TAKSİM TALEBİ (ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI)
Miras kalan taşınmazların tapuda paylı mülkiyete çevrilmesi, bu taşınmazların sonrasında aynen taksim yoluyla paylaştırılmasına engel teşkil etmez. Ancak bu talep, bir "mirasın taksimi" davası değil, TMK m. 698 vd. hükümlerine dayanan bir "ortaklığın giderilmesi" davası niteliğindedir 8. Paydaşlardan her biri, hukuki bir işlem gereğince ortaklığı devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, her zaman malın paylaşılmasını isteyebilir 8.
A. Aynen Taksimin Öncelikli Olarak Araştırılması
Ortaklığın giderilmesi davalarında asıl olan, malın aynen bölünerek paylaştırılmasıdır 13. Taraflardan birinin dahi aynen taksim talebinde bulunması, mahkemenin bu yöntemin mümkün olup olmadığını araştırmasını zorunlu kılar 14. Mahkeme, davacının talebiyle bağlı olduğu gibi, bu davaların iki taraflı niteliği gereği davalının aynen taksim talebini de dikkate almak zorundadır [GAMZE KILDIR, 'Ortaklığın giderilmesi davası', 2019; Yargıtay 14. HD., E. 2014/8778, K. 2014/13158].
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (E. 2014/8778, K. 2014/13158) davaların bu niteliğini şöyle vurgulamıştır:
“Öte yandan, paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.”
B. Aynen Taksimin Şartları
Mahkeme, aynen taksimin mümkün olup olmadığını değerlendirirken şu hususları araştırmakla yükümlüdür:
Hukuki ve Fiziki Mümkünlük: Taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölünmesinin mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır 17. Bu kapsamda, taşınmaz belediye veya mücavir alan sınırları içindeyse Belediye Encümeninden, değilse İl İdare Kurulundan ifrazın mümkün olup olmadığına dair görüş alınması zorunludur 18. Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilir 19. Özellikle tarım arazilerinde 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda belirtilen asgari büyüklüklerin altında ifraz yapılamaz [Yargıtay 6. HD., E. 2009/11775, K. 2010/3836; METİN SÜRER, 'Miras yoluyla geçen tarım arazilerinin paylaşılması', 2022].
Değer Kaybı Yaşanmaması: Aynen taksim, taşınmazın değerinde önemli ölçüde bir azalmaya yol açacaksa bu yola gidilemez 17.
İvaz (Denkleştirme Parası) İlavesi: Bölünen parçaların değerleri birbirine denk düşmüyorsa, eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır 22. Hakim, ivaz bedelini depo etmesi için ilgili tarafa kesin süre vermeli, depo edilmediği takdirde aynı hakkı karşı tarafa tanımalı, her iki tarafın da ivaz bedelini kesin süre içerisinde depo etmemesi durumunda ise satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar vermelidir [Yargıtay 14. HD., E. 2014/16828, K. 2016/1689; Yargıtay 14. HD., E. 2018/3062, K. 2019/1211].
Fiili Taksimin Rolü: Paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda taraflar arasında yapılmış harici (fiili) taksim, mülkiyeti nakletme açısından geçersizdir ve bu fiili kullanım durumuna hukuken geçerlilik tanınamaz [Yargıtay 6. HD., E. 2012/4751, K. 2012/7355; ESRA EVİZ, 'Paylı mülkiyette fiili taksim', 2024]. Bu nedenle, fiili taksimin varlığı, ortaklığın giderilmesi davasının açılmasına engel değildir 26. Ancak mahkeme, aynen taksimin nasıl yapılacağını belirlerken, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği tarafların uzun süredir devam eden fiili kullanım durumlarını gözetmelidir 27.
C. Miras Yoluyla İntikal Eden Birden Fazla Taşınmazın Paylaştırılması
TMK m. 642, hakime, miras yoluyla intikal eden terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazların her birinin tamamını bir mirasçıya vermek suretiyle paylaştırma yapma imkanı tanımıştır 28. Bu düzenlemenin amacı, taşınmazların tek tek ele alınarak satışa zorlanmasının önüne geçmek ve aile mal varlığını korumaktır 29. Bu durumda, mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark, para ödenmesi (ivaz) yoluyla giderilerek denkleştirme sağlanır 30. Payların özgülenmesinde mirasçıların anlaşması asıldır; anlaşma sağlanamazsa kura çekilir 23.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2017/1753, K. 2020/279) bu yöntemin uygulanmasını şu şekilde açıklamıştır:
“Kanun koyucunun bu hükmü getirmekteki amacı, öncelikle aynen taksim isteyen mirasçılar arasındaki paylaşma konusundaki ihtilafın en uygun biçimde çözümlenmesi ve taşınmazların değerleri arasında fark bulunması hâlinde gereğinde fark ödetmek yoluyla, denkleştirmenin sağlanmasıdır. Ayrıca payların özgülenmesinde mirasçıların anlaşması asıl olup, anlaşamazlarsa kura çekilecektir. Bu yolla aynen taksimi gerçekleştirme olanağı olan mallar üzerinde mahkemenin ortaklığı ve uyuşmazlığı sürdürecek, sonuçta mirasçıları satışa zorlayacak bir yöntemi benimsemesi olanaklı olmadığı gibi, açıklanan yasal düzenlemelere de aykırı olacaktır.”
IV. SONUÇ
Miras kalan taşınmazların tapuda paylı mülkiyete çevrilmesi (intikali), bu taşınmazların sonrasında aynen taksim yoluyla paylaştırılmasına engel değildir. Ancak bu işlem, paylaşımın hukuki rejimini temelden değiştirmektedir:
Paylı mülkiyete geçişle birlikte taşınmazlar tereke malı olmaktan çıkar ve elbirliği mülkiyeti sona erer. Bu andan itibaren yapılacak paylaşımlar, TMK m. 676 kapsamındaki "miras taksim sözleşmesi" kurallarına değil, TMK m. 698 vd. maddelerinde düzenlenen "paylı mülkiyetin sona erdirilmesi" (ortaklığın giderilmesi) kurallarına tabi olur.
Tüm mirasçıların iradi olarak paylı mülkiyete geçmesi, Yargıtay tarafından daha önce yapılmış adi yazılı taksim sözleşmelerinden zımni bir feragat olarak yorumlanmakta ve bu sözleşmeleri geçersiz kılmaktadır.
Paylı mülkiyete geçildikten sonra açılacak bir davada mahkeme, öncelikli olarak aynen taksimin mümkün olup olmadığını (imar mevzuatı, değer kaybı vb. yönlerden) araştırmakla yükümlüdür.
Aynen taksimin mümkün olmadığı hallerde veya tarafların talebi bu yönde değilse, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilir. Mahkeme, tarafların talepleriyle bağlı olup, sadece aynen taksim istenen bir davada bu mümkün değilse, satışa karar veremez; davayı reddetmesi gerekir 31.
Kaynakça
- GÖZDE EDALI, 'Ortaklığın giderilmesi davası', 2018
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, Esas No: 2015/2480 Karar No: 2017/7143 Karar Tarihi: 16.05.2017
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Esas No: 2021/8582 Karar No: 2023/953 Karar Tarihi: 20.02.2023
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, Esas No: 2008/1306 Karar No: 2008/4121 Karar Tarihi: 31.3.2008
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, Esas No: 2013/13529 Karar No: 2014/7792 Karar Tarihi: 21.04.2014
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, Esas No: 2016/10644 Karar No: 2020/52 Karar Tarihi: 13.01.2020
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, Esas No: 2014/27384 Karar No: 2015/178 Karar Tarihi: 12.01.2015
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, Esas No: 2014/8699 Karar No: 2014/13026 Karar Tarihi: 18.11.2014
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, Esas No: 2009/9800 Karar No: 2010/1251 Karar Tarihi: 09.02.2010
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Esas No: 2024/3608 Karar No: 2024/5181 Karar Tarihi: 21.11.2024
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Esas No: 2023/5535 Karar No: 2024/381 Karar Tarihi: 22.01.2024
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Esas No: 2023/4675 Karar No: 2024/119 Karar Tarihi: 11.01.2024
- ERDEM ATEŞAĞAOĞLU, CEYHUN ELGİN, 'ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞÜYU) DAVALARI: TAŞINMAZ SATIŞLARI İÇİN İSTATİSTİKSEL BİR ANALİZ', 2018
- ECE SELİN YETKİN, 'Paylı mülkiyette paylaştırma hakkı ve bu hakkın sınırları', 2019
- GAMZE KILDIR, 'Ortaklığın giderilmesi davası', 2019
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, Esas No: 2014/8778 Karar No: 2014/13158 Karar Tarihi: 20.11.2014
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, Esas No: 2016/1816 Karar No: 2018/2164 Karar Tarihi: 22.03.2018
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, Esas No: 2015/12747 Karar No: 2017/3642 Karar Tarihi: 03.05.2017
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, Esas No: 2012/3374 Karar No: 2012/5761 Karar Tarihi: 11.4.2012
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, Esas No: 2009/11775 Karar No: 2010/3836 Karar Tarihi: 05.04.2010
- METİN SÜRER, 'Miras yoluyla geçen tarım arazilerinin paylaşılması', 2022
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, Esas No: 2016/1815 Karar No: 2018/2165 Karar Tarihi: 22.03.2018
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, Esas No: 2014/16828 Karar No: 2016/1689 Karar Tarihi: 11.02.2016
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, Esas No: 2018/3062 Karar No: 2019/1211 Karar Tarihi: 13.02.2019
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, Esas No: 2012/4751 Karar No: 2012/7355 Karar Tarihi: 16.05.2012
- ESRA EVİZ, 'Paylı mülkiyette fiili taksim', 2024
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Esas No: 2023/2238 Karar No: 2023/3700 Karar Tarihi: 06.07.2023
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Esas No: 2017/1753 Karar No: 2020/279 Karar Tarihi: 10.03.2020
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, Esas No: 2012/4244 Karar No: 2012/7893 Karar Tarihi: 28.05.2012
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, Esas No: 2017/3876 Karar No: 2018/2855 Karar Tarihi: 10.04.2018
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, Esas No: 2014/818 Karar No: 2014/3248 Karar Tarihi: 11.03.2014