Özet: "Mülkiyet hakkını tescilden önce kazanan tarafın tasarruf hakkını ancak tescil ile elde edebildiği durumda davacının taraf olmadığı kararın kesinleştiğini bilmesi ve bu duruma göre önalım hakkını kullanılmasının beklenilmesi TMK'nın 1020. maddesinde düzenlenen 'Tapu sicilinin açıklığı' ilkesine de aykırıdır."

Karar:

 

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.12.2013 gününde verilen dilekçe ile önalım nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 02.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 15.03.2016 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av..... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıkl

 

Bu karara sadece abone olan üyelerimiz erişebilir.

Üyelerimiz milyonlarca karara ve gelişmiş arama özelliklerine erişebilmektedir.

Giriş Yap

Hızlı Bakış

Hukuki Soru:
Önalım hakkının kullanılması için, payın cebri tescil davası sonucu iktisap edilmesi durumunda, hak düşürücü süre ne zaman başlar: Tescil kararının kesinleşmesiyle mi, yoksa kararın tapuya tesciliyle mi?
Karar Türü:
Bozma

Karar Analizine sadece abone olan üyelerimiz erişebilir.

Üyelerimiz kararın ilke cümleleri, temyiz detayları, delil değerlendirmeleri ve atıf analizleri gibi özelliklerine erişebilmektedir.

Giriş Yap