Özet: "Hata ve hile hukuksal nedenine dayalı iddialar bakımından, Borçlar Kanununun 31. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin başlangıç tarihinin akdin yapıldığı tarih olmayıp hata ve hileye düşürülmeye ıttıla kesbedildiği tarih olduğu açıktır. Ayrıca, hata ve hile olgusunun Türk Medeni Kanununun 7. maddesi gereğince her türlü delille ispatlanabileceği, yukarıda değinilen ilkelerde de kabul edildiği üzere sabittir."

Karar:

 

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 'tapu iptali ve tescil' davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 29.04.2010 tarihli ve 2009/182 E., 2010/236 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 30.10.2010 tarihli ve 2010/7711 E., 2010/12574 K. sayılı kararı ile:

'... Dava, hata ve hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacının çekişme konusu 84 parsel

 

Bu karara sadece abone olan üyelerimiz erişebilir.

Üyelerimiz milyonlarca karara ve gelişmiş arama özelliklerine erişebilmektedir.

Giriş Yap

Hızlı Bakış

Hukuki Soru:
Hata veya hile hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında, hak düşürücü süre resmi akdin yapıldığı tarihten itibaren mi yoksa hata ve hilenin öğrenildiği tarihten itibaren mi başlar ve resmi akdin varlığı hata ve hile olgusunun her türlü delille kanıtlanmasını engeller mi?
Hukuki Cevap:
Hata ve hile hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında, hak düşürücü süre
Karar Türü:
Bozma

Karar Analizine sadece abone olan üyelerimiz erişebilir.

Üyelerimiz kararın ilke cümleleri, temyiz detayları, delil değerlendirmeleri ve atıf analizleri gibi özelliklerine erişebilmektedir.

Giriş Yap