Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2017/753, K. 2019/497
  • Kamu görevlisinin, gözaltındaki kişiye yönelik insan onuruyla bağdaşmayan, sistematik ve belli bir sürece yayılan şiddet eylemleri, itiraf elde etme gibi özel bir amaç taşımasa dahi işkence suçunu oluşturur.
  • Bir eylemin ani gelişen bir yaralama fiili mi yoksa işkence mi olduğunun tespitinde, fiilin sistematikliği, süresi ve mağdurun iradesini kırma ve aşağılama amacı taşıyıp taşımadığı belirleyicidir.

Özet: "Sanığın, olay tarihinde yapılmakta olan soruşturmaya ilişkin şüpheli olarak gözaltına alınan ve elleri kelepçeli olan mağdur ...'a, Devletin güvencesi altında olması gereken karakolda bulunduğu sırada, güç kullanımını gerektirecek herhangi bir olumsuz davranışı bulunmadığı hâlde, insan onuru ile bağdaşmayacak şekilde ve cezalandırmak amacıyla tokatla vurmaya başlaması, bu duruma tepki gösteren mağdurun kendisini itmesi üzerine de mağduru iş yerinde birlikte çalıştığı tanıkların yanından alarak onların görebileceği ayrı bir koridora götürüp otoritesini göstermek ve aşağılamak amacıyla mağdurdan yere yatmasını istemesi, mağdurun bunu kabul etmemesi üzerine de elinde bulunan tahta sopa ile mağdurun vücudunun değişik yerlerine vurmaya başlaması, bu esnada da ısrarla mağdurdan yere yatmasını istemeye devam etmesi, mağdurun yere yatmaması üzerine de iradesini kırmak amacıyla elindeki tahta sopa kırılıncaya dek mağdura vurmaya devam etmesi şeklindeki insan onuru ile bağdaşmayan ve mağdurun bedensel yönden acı çekmesine, aşağılanmasına ve irade yeteneğinin etkilenmesine yol açan eyleminin, mağdurun vücudunda bulunan yaraların yerleri, sayıları ve nitelikleri de gözetildiğinde, ani olarak işlenmediğinin, belli bir süreç içinde gerçekleşen sistematik bir uygulama hâlini aldığının; öte yandan işkence suçu için kamu görevlisinin, insan onuruyla bağdaşmayacak surette kişinin bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmasına yol açacak davranışlar yaptığını bilmesi ve istemesinin yeterli oluşu, kanuni düzenlemede işkencenin belirli bir saik ile işlenmesinin suçun unsuru olarak sayılmamış olması, bu anlamda bir kişiye karşı insan onuru ile bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışların korkutmak, otoritesini göstermek, ayrımcılık yapmak, cezalandırmak ya da benzer sebeplerle işlenmesi hâlinde dahi işkence suçunun oluşacağının anlaşılması karşısında sanığın eyleminin TCK'nın 86. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu değil aynı Kanun'un 94. maddesinde düzenlenen işkence suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir."

Karar:

 

Ceza Genel Kurulu 2017/753 E. , 2019/497 K.

"İçtihat Metni"

Kararı Veren

Yargıtay Dairesi: 8. Ceza Dairesi

Mahkemesi:Ağır Ceza

Sayısı: 65-213

Sanık ... hakkında işkence suçundan açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK’nın 86/1, 86/3-d-e, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.11.2012 tarihli ve 1-264 sayılı hükmün bozmadan sonra şikâyetinden vazgeçen katılan vekili ve sanık müdafisi tarafından

 

Bu karara sadece abone olan üyelerimiz erişebilir.

Üyelerimiz milyonlarca karara ve gelişmiş arama özelliklerine erişebilmektedir.

Giriş Yap

Hızlı Bakış

Hukuki Soru:
Gözaltına alınan bir şüpheliye yönelik, insan onuruyla bağdaşmayan ve sistematik bir şekilde uygulanan şiddet eylemleri, kasten yaralama suçu mu yoksa işkence suçunu mu oluşturur?
Hukuki Cevap:
Gözaltına alınan bir şüpheliye yönelik, insan onuruyla bağdaşmayan ve sistematik bir şekilde uygulanan şiddet
Karar Türü:
Bozma

Karar Analizine sadece abone olan üyelerimiz erişebilir.

Üyelerimiz kararın ilke cümleleri, temyiz detayları, delil değerlendirmeleri ve atıf analizleri gibi özelliklerine erişebilmektedir.

Giriş Yap